Avrupa kadın kurtuluş hareketi

benzer tartışmalar, türkiye’de de ikinci dalga feministlerle sol arasında yaşandı. kadın kurtuluş hareketi, sol içinde kadınların sayısının artmasında, yönetim kademelerinde yer almalarında ve daha başka birçok şeyde etkili oldu. bu anlamda feministlerin sola önemli katkıları olduğunu kabul etmeyecek olan azdır. bu ... Batıdaki kadın hareketi içinde 1980’lerden sonra “üçüncü dalga” diyebileceğimiz yeni bir kadın hareketi dalgası yükselmeye başladı. Kadınlığı yücelten bu hareket, “kadınlıkla” “insanlık” arasındaki ilişkiye dikkat çekerek kadınlığın barındırdığı üstün değerleri insanlığa kazandırma amacına ... 12 Eylül’ün işaret fişeği: Zeki Erginbay’ın katledilmesi. Şubat 9th, 2020 by Avrupa Forum 20 42 yıl önce kontrgerilla tarafından kaçırılıp işkence edildikten sonra öldürülen devrimci hareketin ve Kurtuluş Hareketi’nin öncü kadrolarından Zeki Erginbay İstanbul Kürt ulusal hareketi aslında büyük ölçüde, kadınların başını çektiği bir modernleşme hareketidir de. Ve bu dinamizmle, Avrupa’da ve Türkiye’de Feminist hareketin yatağına çekildiği koşullarda, anca benzeri İsveç gibi toplumlarda görülebilen kadın partisinin kuruluşuna kadar giden bir dinamizm göstermiştir. Aydınlanma çağıyla kilise baskısından bağımsızlaşma idealiyle yola çıkan batılı insan aklın merkezde olduğu bir dünyanın bunu sağlayacağına inandı. Dünya cennetti olsa olsa bu anlayışın oluşturduğu evrende gerçekleşebilirdi. Batıda başlayan modernleşme süreci biraz küreselleşmenin etkisi biraz kültür emperyalizmi sayesinde bütün dünyaya yayıldı. Flora Tristan, yaşamı ve mücadelesiyle kadın hareketi tarihinin dikkat çeken isimlerinden biri oldu. Ressam Paul Gauguin, büyükannesi Flora Tristan hakkında şunları yazmıştı: “Babaannem garip bir kadındı. Sosyalizm tarihine ilişkin örneğin ‚İşçilerin Birliği‘ gibi bir çok şeyi keşfetmişti. Türkiye Kadın Hareketi’ni kısaca üç evreye ayırabiliriz. Birincisi, 1. dalga feminizmin etkilediği dönem, ki bu dönem Osmanlı’dan Cumhuriyet’in ilk dönemine (1869’dan 1935’e) kadar uzanır. İkincisi, 1935-1975 arası durgunluk dönemi: Hayırsever ve kalkınmacı kadınlar. Üçüncüsü ise 1980’ler ve sonrasını kapsayan 2. dalga feminizmin etkilediği dönemdir.

International Women’s Day Solidarity Statement (Friends of Rojava in North America)

2017.03.07 17:15 flintsparc International Women’s Day Solidarity Statement (Friends of Rojava in North America)

International Women’s Day Solidarity Statement
from the Friends of Rojava in North America
On the occasion of International Women’s Day, March 8th, 2017, the Friends of Rojava solidarity network salutes the women of the Rojava Revolution.
The Kurdish freedom movement has led one of the largest, most effective, and most inspiring feminist movements in the world. The successes of the women’s movements in northern Syria stand in stark contrast with the global trend of consolidating violent patriarchal power as we see in the United States, Russia, Turkey, and the areas controlled by ISIS.
In northern Syria, the feminist movement, despite immense obstacles, is putting its ideas for ending male domination into practice. We, the Friends of Rojava, reject the sexist Orientalism that would only recognize western men as the agents of progressive global change and that asserts that feminism and women’s empowerment are western imperialist constructs. We enjoy the solidarity that we share in the global movement for liberation, led by our feminist sisters in Syria.
The western press has been fascinated with the 10,000 women fighting on the front lines against ISIS in the Women's Protection Units (YPJ) militia, including a new militia of Yazidi women, liberated from ISIS’ sexual slavery by Kurdish-led forces. However, these journalists and commentators have either ignored what these women are fighting for, or stripped them of their revolutionary agency by characterizing their motivation as the “revenge of a woman scorned.” We honor the extraordinary courage and deep sacrifice of our sisters who have taken up arms in defense of the revolution.
Beyond the simple possession of a weapon, women in Rojava are engaged in a liberatory strategy of “self-defense” in the ideological, psychological, and physical sense. Women and men are engaged in a process of liberating society from the structures and habits of domination and exploitation of women, toward a public and private life characterized by participation, equality and mutual respect. While we admire all that has been accomplished thus far, we recognize that this process is on-going, never straightforward, and deserving of our continuing support.
The Rojava Revolution recognizes the centrality of women’s political power in achieving liberation for the entire society. Thus, the people of Rojava have established a system of autonomous women's self-governance. Women's councils have control over anything that they decide are women's issues and have veto power over the entire administration. Throughout the movement, all positions of leadership are shared by a man and woman, and all councils and movement structures must have at least 40% women. Women’s protection committees enforce new laws abolishing child marriages and violence in the home. The justice system is being replaced by reconciliation committees, which includes all-women committees that hear cases of violence against women. In addition to political power, women are gaining economic power through the development of women-led cooperatives.
Women’s empowerment is evident in all aspects of life.
In addition to the deadly threats these advances face from ISIS, Assad, and his renown misogynist allies, Rojava faces daily assault from the fascist Turkey state. In Turkey, revolutionary women also struggle for freedom to collectively control their own life, labor, and culture. Daily, women journalists and political leaders are imprisoned and tortured. The bodies of women activists are left naked in the street by the military, dozens are burned to death in basements, and elected female officials are replaced with male state appointees. Kurdish cities in Southern Turkey, where the greatest advances in women’s empowerment have been achieved, are placed under siege and military control. We are disgusted that the US and Europe, whose politicians claim to be forces for women’s equality in the globe, stand by their NATO ally Turkey as it eviscerates the human rights of women. In this international Dark Ages for women's rights and freedom, we salute the women of Rojava for their burning example which illuminates for the rest of us what our world could be like: a world of equality and respect, a world without gender oppression, rape, domestic violence, and disenfranchisement, a world where the ancient patriarchal structures are demolished by women's revolution. For this future, this new world, we are committed body and soul to fight alongside our sisters in Rojava and across the globe. May freedom's light reach us here, too.
Freedom and equality for women everywhere: Power to the People!
-Friends of Rojava in North America ([email protected])
https://www.facebook.com/Friends-of-Rojava-in-North-America-270271310064009/
Uluslararası Kadınlar Günü Bildirisi, 2017 Kuzey Amerika Rojava Dostları
Rojava Dostları dayanışma ağı, 8 Mart 2017 Uluslararası Kadınlar Günü vesilesiyle Rojava Devrimi’nin kadınlarını selamlıyor. Kürt özgürlük hareketi dünyadaki en büyük, etkili ve ilham verici feminist hareketlerden birine öncülük ediyor. ABD, Rusya, Türkiye ve IŞİD kontrolündeki bölgelerde de gördüğümüz üzere dünyanın dört bir yanında erkek egemen şiddet ve iktidar yükselirken, Kuzey Suriye’deki kadın hareketlerinin başarısı bu trendin karşısında duruyor.
Kuzey Suriye’deki feminist hareket, erkek egemenliğini sona erdirmeye yönelik fikirlerini muazzam engellere rağmen pratiğe dönüştürüyor. Rojava Dostları olarak, yalnızca Batılı erkekleri ilerici küresel değişimin öncüleri olarak gören veya feminizm ile kadınların güçlenmesinin batılı emperyalist araçlar olduğunu iddia eden cinsiyetçi Oryantalizmi reddediyoruz. Suriye’deki feminist kardeşlerimizin önderliğini yaptığı küresel kurtuluş hareketiyle dayanışmamızdan mutluluk duyuyoruz.
Batı basını IŞİD’e karşı ön cephelerde savaşan YPJ bünyesindeki 10000 kadın savaşçıdan ve Kürt öncülüğündeki güçler tarafından IŞİD’in seks köleliğinden kurtarılıp yeni bir milis gücü oluşturan Ezidi kadınlardan çok etkilendi. Ancak bu gazeteci ve yorumcular ya bu kadınların ne için savaştığını görmezden geldi ya da motivasyonlarını “aşağılanmış kadınların intikamı” olarak göstererek devrimci eylemlerini geri plana itti. Devrimi savunmak için silaha sarılan kadın yoldaşlarımızın olağanüstü cesareti ve derin fedakarlığı karşısında saygıyla eğiliyoruz. Rojava’daki kadınlar yalnızca silah tutmanın ötesinde ideolojik, psikolojik ve fiziksel manada bir “öz savunma” stratejisi uyguluyor. Kadınlar ve erkekler toplumu kadınların baskı ve sömürüsüne dayalı yapılardan ve alışkanlıklardan kurtaran bir mücadele yürütüyor. Toplum katılım, eşitlik ve karşılıklı saygıya dayalı bir kamusal ve özel yaşama doğru ilerliyor. Bunun devam eden, karmaşık ve destek vermemiz gereken bir süreç olduğunun farkında olarak şu ana kadar elde edilen kazanımları takdir ediyoruz.
Rojava Devrimi toplumun tamamen özgürleşmesinde kadınların siyasi güce sahip olmasını merkeze koyuyor. Böylece Rojava halkları kadınların otonom öz yönetimine dayalı bir sistem inşa ediyor. Kadın konseyleri kadınları ilgilendiren her mesele üzerinde kontrolü elde tutuyor ve tüm yönetimin kararlarını veto edebiliyor. Bütün liderlik pozisyonları bir kadın ve bir erkek tarafından paylaşılıyor ve konsey ve hareket yapılarının hepsinde en az yüzde 40 kadın bulunması gerekiyor. Kadın savunma komiteleri çocuk evliliklerini ve ev içi şiddeti yasaklayan yeni kanunları uyguluyor. Adalet sistemi, kadına şiddet davalarına bakan kadın komitelerini de içeren uzlaşma komitelerine dönüşüyor. Kadınlar, siyasi gücün yanı sıra kadın öncülüğündeki kooperatiflerin kurulmasıyla ekonomik güce de kavuşuyor. Kadının güçlenmesi hayatın her alanında kendini gösteriyor.
Rojava, IŞİD’den, Esad’dan ve kadın düşmanlığıyla ün yapmış müttefiklerinden gelen ölümcül tehditlerin yanı sıra faşist Türk devletinin günlük saldırılarıyla da karşı karşıya. Türkiye’deki devrimci kadınlar da kendi yaşamlarını, emeklerini ve kültürlerini kolektif olarak kontrol etme özgürlüğü için mücadele veriyor. Her gün kadın gazeteciler ve siyasi liderler hapse atılıp işkence görüyor. Kadın aktivistlerin bedenleri ordu tarafından çıplak olarak sokaklarda bırakılıyor, onlarcası bodrumlarda yakılarak öldürülüyor, seçilmiş kadın yetkililer görevden alınıp yerlerine erkek devlet görevlileri atanıyor. Türkiye’nin güneyinde kadının güçlenmesinde en fazla yol alınan Kürt şehirleri kuşatma ve askeri kontrol altına alınıyor. NATO müttefiki Türkiye kadınların insan haklarını ayaklar altına alırken, küresel olarak kadın eşitliği için mücadele ettiğini iddia eden ABD ve Avrupa’nın ses çıkarmamasından büyük rahatsızlık duyuyoruz.
Kadın haklarının ve özgürlüğünün bu karanlık çağlarında verdikleri mücadele için Rojavalı kadınları selamlıyoruz. Rojavalı kadınlar hepimize dünyamızın nasıl olabileceğini gösteriyor: eşitlik ve saygıya dayalı bir dünya, cinsiyet baskısının, tecavüzün, ev içi şiddetin ve hak mahrumiyetinin olmadığı bir dünya, köhne erkek egemen yapıların kadın devrimiyle yerle bir edildiği bir dünya. Bu gelecek ve yeni dünya için, kendimizi Rojava’daki ve dünyanın geri kalanındaki kardeşlerimizin yanında canla başla mücadele etmeye adıyoruz. Özgürlüğün ışığının burada da bize ulaşmasını diliyoruz.
Her yerdeki kadınlar için özgürlük ve eşitlik! İktidar halklara! - Kuzey Amerika Rojava Dostları ([email protected])
https://www.facebook.com/Friends-of-Rojava-in-North-America-270271310064009/
submitted by flintsparc to kurdistan [link] [comments]


2017.03.07 17:14 flintsparc International Women’s Day Solidarity Statement (Friends of Rojava in North America)

International Women’s Day Solidarity Statement
from the Friends of Rojava in North America
On the occasion of International Women’s Day, March 8th, 2017, the Friends of Rojava solidarity network salutes the women of the Rojava Revolution.
The Kurdish freedom movement has led one of the largest, most effective, and most inspiring feminist movements in the world. The successes of the women’s movements in northern Syria stand in stark contrast with the global trend of consolidating violent patriarchal power as we see in the United States, Russia, Turkey, and the areas controlled by ISIS.
In northern Syria, the feminist movement, despite immense obstacles, is putting its ideas for ending male domination into practice. We, the Friends of Rojava, reject the sexist Orientalism that would only recognize western men as the agents of progressive global change and that asserts that feminism and women’s empowerment are western imperialist constructs. We enjoy the solidarity that we share in the global movement for liberation, led by our feminist sisters in Syria.
The western press has been fascinated with the 10,000 women fighting on the front lines against ISIS in the Women's Protection Units (YPJ) militia, including a new militia of Yazidi women, liberated from ISIS’ sexual slavery by Kurdish-led forces. However, these journalists and commentators have either ignored what these women are fighting for, or stripped them of their revolutionary agency by characterizing their motivation as the “revenge of a woman scorned.” We honor the extraordinary courage and deep sacrifice of our sisters who have taken up arms in defense of the revolution.
Beyond the simple possession of a weapon, women in Rojava are engaged in a liberatory strategy of “self-defense” in the ideological, psychological, and physical sense. Women and men are engaged in a process of liberating society from the structures and habits of domination and exploitation of women, toward a public and private life characterized by participation, equality and mutual respect. While we admire all that has been accomplished thus far, we recognize that this process is on-going, never straightforward, and deserving of our continuing support.
The Rojava Revolution recognizes the centrality of women’s political power in achieving liberation for the entire society. Thus, the people of Rojava have established a system of autonomous women's self-governance. Women's councils have control over anything that they decide are women's issues and have veto power over the entire administration. Throughout the movement, all positions of leadership are shared by a man and woman, and all councils and movement structures must have at least 40% women. Women’s protection committees enforce new laws abolishing child marriages and violence in the home. The justice system is being replaced by reconciliation committees, which includes all-women committees that hear cases of violence against women. In addition to political power, women are gaining economic power through the development of women-led cooperatives.
Women’s empowerment is evident in all aspects of life.
In addition to the deadly threats these advances face from ISIS, Assad, and his renown misogynist allies, Rojava faces daily assault from the fascist Turkey state. In Turkey, revolutionary women also struggle for freedom to collectively control their own life, labor, and culture. Daily, women journalists and political leaders are imprisoned and tortured. The bodies of women activists are left naked in the street by the military, dozens are burned to death in basements, and elected female officials are replaced with male state appointees. Kurdish cities in Southern Turkey, where the greatest advances in women’s empowerment have been achieved, are placed under siege and military control. We are disgusted that the US and Europe, whose politicians claim to be forces for women’s equality in the globe, stand by their NATO ally Turkey as it eviscerates the human rights of women. In this international Dark Ages for women's rights and freedom, we salute the women of Rojava for their burning example which illuminates for the rest of us what our world could be like: a world of equality and respect, a world without gender oppression, rape, domestic violence, and disenfranchisement, a world where the ancient patriarchal structures are demolished by women's revolution. For this future, this new world, we are committed body and soul to fight alongside our sisters in Rojava and across the globe. May freedom's light reach us here, too.
Freedom and equality for women everywhere: Power to the People!
-Friends of Rojava in North America ([email protected])
https://www.facebook.com/Friends-of-Rojava-in-North-America-270271310064009/
Uluslararası Kadınlar Günü Bildirisi, 2017 Kuzey Amerika Rojava Dostları
Rojava Dostları dayanışma ağı, 8 Mart 2017 Uluslararası Kadınlar Günü vesilesiyle Rojava Devrimi’nin kadınlarını selamlıyor. Kürt özgürlük hareketi dünyadaki en büyük, etkili ve ilham verici feminist hareketlerden birine öncülük ediyor. ABD, Rusya, Türkiye ve IŞİD kontrolündeki bölgelerde de gördüğümüz üzere dünyanın dört bir yanında erkek egemen şiddet ve iktidar yükselirken, Kuzey Suriye’deki kadın hareketlerinin başarısı bu trendin karşısında duruyor.
Kuzey Suriye’deki feminist hareket, erkek egemenliğini sona erdirmeye yönelik fikirlerini muazzam engellere rağmen pratiğe dönüştürüyor. Rojava Dostları olarak, yalnızca Batılı erkekleri ilerici küresel değişimin öncüleri olarak gören veya feminizm ile kadınların güçlenmesinin batılı emperyalist araçlar olduğunu iddia eden cinsiyetçi Oryantalizmi reddediyoruz. Suriye’deki feminist kardeşlerimizin önderliğini yaptığı küresel kurtuluş hareketiyle dayanışmamızdan mutluluk duyuyoruz.
Batı basını IŞİD’e karşı ön cephelerde savaşan YPJ bünyesindeki 10000 kadın savaşçıdan ve Kürt öncülüğündeki güçler tarafından IŞİD’in seks köleliğinden kurtarılıp yeni bir milis gücü oluşturan Ezidi kadınlardan çok etkilendi. Ancak bu gazeteci ve yorumcular ya bu kadınların ne için savaştığını görmezden geldi ya da motivasyonlarını “aşağılanmış kadınların intikamı” olarak göstererek devrimci eylemlerini geri plana itti. Devrimi savunmak için silaha sarılan kadın yoldaşlarımızın olağanüstü cesareti ve derin fedakarlığı karşısında saygıyla eğiliyoruz. Rojava’daki kadınlar yalnızca silah tutmanın ötesinde ideolojik, psikolojik ve fiziksel manada bir “öz savunma” stratejisi uyguluyor. Kadınlar ve erkekler toplumu kadınların baskı ve sömürüsüne dayalı yapılardan ve alışkanlıklardan kurtaran bir mücadele yürütüyor. Toplum katılım, eşitlik ve karşılıklı saygıya dayalı bir kamusal ve özel yaşama doğru ilerliyor. Bunun devam eden, karmaşık ve destek vermemiz gereken bir süreç olduğunun farkında olarak şu ana kadar elde edilen kazanımları takdir ediyoruz.
Rojava Devrimi toplumun tamamen özgürleşmesinde kadınların siyasi güce sahip olmasını merkeze koyuyor. Böylece Rojava halkları kadınların otonom öz yönetimine dayalı bir sistem inşa ediyor. Kadın konseyleri kadınları ilgilendiren her mesele üzerinde kontrolü elde tutuyor ve tüm yönetimin kararlarını veto edebiliyor. Bütün liderlik pozisyonları bir kadın ve bir erkek tarafından paylaşılıyor ve konsey ve hareket yapılarının hepsinde en az yüzde 40 kadın bulunması gerekiyor. Kadın savunma komiteleri çocuk evliliklerini ve ev içi şiddeti yasaklayan yeni kanunları uyguluyor. Adalet sistemi, kadına şiddet davalarına bakan kadın komitelerini de içeren uzlaşma komitelerine dönüşüyor. Kadınlar, siyasi gücün yanı sıra kadın öncülüğündeki kooperatiflerin kurulmasıyla ekonomik güce de kavuşuyor. Kadının güçlenmesi hayatın her alanında kendini gösteriyor.
Rojava, IŞİD’den, Esad’dan ve kadın düşmanlığıyla ün yapmış müttefiklerinden gelen ölümcül tehditlerin yanı sıra faşist Türk devletinin günlük saldırılarıyla da karşı karşıya. Türkiye’deki devrimci kadınlar da kendi yaşamlarını, emeklerini ve kültürlerini kolektif olarak kontrol etme özgürlüğü için mücadele veriyor. Her gün kadın gazeteciler ve siyasi liderler hapse atılıp işkence görüyor. Kadın aktivistlerin bedenleri ordu tarafından çıplak olarak sokaklarda bırakılıyor, onlarcası bodrumlarda yakılarak öldürülüyor, seçilmiş kadın yetkililer görevden alınıp yerlerine erkek devlet görevlileri atanıyor. Türkiye’nin güneyinde kadının güçlenmesinde en fazla yol alınan Kürt şehirleri kuşatma ve askeri kontrol altına alınıyor. NATO müttefiki Türkiye kadınların insan haklarını ayaklar altına alırken, küresel olarak kadın eşitliği için mücadele ettiğini iddia eden ABD ve Avrupa’nın ses çıkarmamasından büyük rahatsızlık duyuyoruz.
Kadın haklarının ve özgürlüğünün bu karanlık çağlarında verdikleri mücadele için Rojavalı kadınları selamlıyoruz. Rojavalı kadınlar hepimize dünyamızın nasıl olabileceğini gösteriyor: eşitlik ve saygıya dayalı bir dünya, cinsiyet baskısının, tecavüzün, ev içi şiddetin ve hak mahrumiyetinin olmadığı bir dünya, köhne erkek egemen yapıların kadın devrimiyle yerle bir edildiği bir dünya. Bu gelecek ve yeni dünya için, kendimizi Rojava’daki ve dünyanın geri kalanındaki kardeşlerimizin yanında canla başla mücadele etmeye adıyoruz. Özgürlüğün ışığının burada da bize ulaşmasını diliyoruz.
Her yerdeki kadınlar için özgürlük ve eşitlik! İktidar halklara! - Kuzey Amerika Rojava Dostları ([email protected])
https://www.facebook.com/Friends-of-Rojava-in-North-America-270271310064009/
submitted by flintsparc to rojava [link] [comments]


YENİ TOPLUMSAL HAREKETLER - Ünite 5 Konu Anlatımı 1 ADKH- Avrupa Demokratik Kadın Hareketi - YouTube 1 Mayıs Haftasında Kadınlar Tartışıyor - Korona Günlerinde Emek Hareketi Avrupa Birliğinden Hizmet Hareketi'ne ilk destek kararı Karateci kızın mükemmel hareketi!! Türk Kadın Pilot Sayımız, Sözde Medeni Avrupa Ülkelerini Geride Bıraktı.

Avrupa'da Kadın Olmak; Riskler, Fırsatlar, Kazanımlar ...

  1. YENİ TOPLUMSAL HAREKETLER - Ünite 5 Konu Anlatımı 1
  2. ADKH- Avrupa Demokratik Kadın Hareketi - YouTube
  3. 1 Mayıs Haftasında Kadınlar Tartışıyor - Korona Günlerinde Emek Hareketi
  4. Avrupa Birliğinden Hizmet Hareketi'ne ilk destek kararı
  5. Karateci kızın mükemmel hareketi!!
  6. Türk Kadın Pilot Sayımız, Sözde Medeni Avrupa Ülkelerini Geride Bıraktı.
  7. Avrupa'da Seçimler Hayat TV Avrupa

Sign in to like videos, comment, and subscribe. Sign in. Watch Queue Queue Hem Dünya'nın En Büyük Havalimanını Yapıyoruz. Hem de Dünyanın En İyi Pilotlarını Yetiştiriyoruz. 'Her Kadın Pilotumuz, Kurtuluş Savaşında Sarı Öküzü İle Cep... Avrupa Birliğinden Hizmet Hareketi'ne ilk kez doğrudan destek kararı... Gazeteci Selçuk Gültaşlı, Brüksel'den kararın detaylarını anlattı. 'GAZETECİYİ SAKAT BIRAKMAMI AKP GNL. BŞK. YRD. İSTEDİ' SERKAN KURTULUŞ'TAN 'FETÖ' BORSASI İTİRAFLARI - Duration: 14:10. Media Diem 71,489 views. New Avrupa Kürt Kadın Hareketi ve ABDEM temsilcisi Rojda Yıldırım ve DİDF Genel Başkan Yardımcısı Düzgün Düzgün Altun Avrupa Penceresi Cumartesi saat 21.00'de (TR saati) Avrupa Penceresinde. Karateci kızın mükemmel hareketi!! Karateci kızın mükemmel hareketi!! Skip navigation Sign in. ... Avrupa Şampiyonu Türkiye Kadın Kata Milli Takımı Beyaz Show'daydı! - Duration: 9:14. Feminist hareketin temel kavramlarını açıklayabileceksiniz. ABD, İngiltere ve kıta Avrupa’sındaki feminist hareketleri ve feminist hareketler içindeki farklı...